Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/14235 E. 2015/26578 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14235
KARAR NO : 2015/26578
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2014/32-2014/523

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun takip konusu senedin taraflar arasında imzalanan 22.7.2011 tarihli protokol gereğince teminat olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, ayrıca işlemiş faiz ve faiz oranına da itirazda bulunduğu, mahkemece, takip konusu senedin teminat senedi olduğu kabul edilerek alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinden kambiyo senedi niteliğinde olmadığından takibin İİK’nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verildiği görülmüştür.
HGK’nun 14/03/2001 tarih ve 12-233/257 sayılı ve yine 20/06/2001 tarih ve 12-496/534 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin teminat senedi olduğu iddiası, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Yazılı belge sunulduğu takdirde, İİK’nun 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 22.7.2011 tarihli protokol başlıklı belgede, 22.7.2011 tarihli senedin, 04.7.2011 tarihinde 3. kişi Z.. R.. K.. adına çekilen kredi ödendikten sonra iade edileceği, kredi taksitlerinin ödenmemesi halinde işlem yapılacağı düzenlenmiş olup, her ne kadar protokol tarihi ile senetin tanzim tarihi aynı ise de, protokolde senet miktarı ile vade tarihi belirtilmediğinden takip konusu senet olduğu ispatlanmış değildir. Alacaklının cevap dilekçesinde, takip konusu bononun teminat senedi olmadığını, protokolde belirtilen senedin ise savcılık soruşturması nedeniyle savcılıkta olan başka bir senet olduğu beyan edilmiştir.
O halde, borçlu tarafından sunulan belgede takip konusu senede açık bir atıf olmadığı gibi alacaklının da teminat iddiasına yönelik kabulü bulunmadığından mahkemece, borçlunun teminat senedine ilişkin borca itirazının reddi ile sair itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bononun teminat olarak verildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.