YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1515
KARAR NO : 2015/4275
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe karşı taşınmazı takip tarihinden önce ipotek yükü ile satın alan şikayetçi ipotek malikinin, sadece ipotekli taşınmazın maliki sıfatını taşıdığını, borçlu olmaksızın borçlu gibi işleme tabi tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, ihtarnamelerin farklı isimde birinin adresine gönderildiğinden geçerli bir ihtar bulunmadığını ve İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca muacceliyet şartının oluşmadığını, borcun lehine ipotek tesis edilen borçlu şirket tarafından ödendiğini, ipoteğin üst sınır ipoteği olup fazlasının talep edilemeyeceğini belirterek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece resmi senet uyarınca ipotek bedeli olan 510.000,00 TL ile sorumluluğun söz konusu olduğundan bahisle istemin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacağın muacceliyetinin, ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihbarında bulunması zorunludur. Muacceliyet ihbarında bulunulmadan icra takibine geçilemez. İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır (TMK.nun 887.maddesi).
Somut olayda; 10.04.2014 tarihli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin, kredi borçlusu şirket ile ipotekli taşınmazı takipten önce satan ipotek borçlusu Meltem Balan ve takibe konu ipotekli taşınmazı takip tarihinden önce ipotekle yükümlü olarak satın alan 3. kişi şikayetçi … aleyhine başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Akit süresiz olarak kurulmakla TMK.nun 887.maddesi gereğince muacceliyet ihbarı zorunludur. Dosya içerisinde şikayetçiye gönderilen kat ihtarnamesi var ise de ihtarnamenin şikayetçinin dışında … isimli başka bir kişiye tebliğe çıkartıldığı ileri sürülmektedir.
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca şikayetçi ipotekli taşınmaz malikine noter kanalıyla muacceliyet ihtarı gönderilmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine geçilmesi anılan yasa maddesinin emredici hükmüne aykırı olacağından, mahkemece, anılan maddedeki yasal koşulların oluşup oluşmadığı ve şikayetçiye ihtarname tebliğ edilen adresin
şikayetçi yönünden geçerli adres olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre şikayetçinin diğer iddiaları incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), şikayetçinin ve alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.