YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15272
KARAR NO : 2015/28323
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra mahkemesine verdiği dilekçede, takibe dayanak çeke ilişkin olarak kısmi ödemede bulundukları gerekçesiyle borca itiraz ettikleri, mahkemenin, borçlunun kısmi ödeme yaptığı miktar kadar olan takipten alacaklının kısmen feragat ettiği bu nedenle dava konusuz kaldığı gerekçesi ile hüküm verilmesine yer olmadığına karar verdiği anlaşılmaktadır.Takibe itiraz edilmesinden sonra, gerek borçlunun itirazından vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut icra dairesine başvurulup takipten feragat edilmesi tazminat talebinin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmek suretiyle aleyhine tazminata hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar (HGK’nun 16.10.1996 tarih, 1996/601-711 ve 21.3.2001 tarih, 2001/266 sayılı kararları).Somut olayda; borçlu takip konusu bonoda yazılı alacağın bir kısmını takip öncesinde ödediğini iddia ederek ödenen miktar kadar takibin iptali talebinde bulunduğu, alacaklının borçlunun borca itirazından sonraki bir tarihte itiraza konu alacak kısmından icra dosyasında feragat ettiği görülmektedir. Borçlu alacaklı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini de talep ettiğinden ve alacaklının feragati dolayısı ile bu talebinde haklı çıktığı ve itirazın esasa ilişkin olduğu anlaşılmakla İİK’nun 169a/6. maddesi çerçevesinde itiraz konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, tazminat talebinin yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.