Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15323 E. 2015/28335 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15323
KARAR NO : 2015/28335
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle usulsüz tebligatın iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun (6099 sayılı kanun ile yapılan değişiklik öncesi) 35/son maddesi hükmüne göre; “…kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ticaret sicillerine…” bildirilen adreslere tebligat yapılamaması halinde, değiştirilen adres bu yerlere bildirilmediği takdirde muhataba doğrudan 35. madde uygulanarak tebligat yapılabilir. Bir başka deyişle, daha önce aynı adrese yöntemince tebligat yapılması koşulu aranmaz.Somut olayda borçlunun adresine değil müdürü olduğu şirketin adresine tebligat çıkmış olup 21/01/2010 tarihinde bila geldikten sonra 05/05/2010 tarihinde tebliğ edildiği bu tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.Her ne kadar dosya içerisinde mahkeme gerekçesinde dayanılan 06/11/2014 tarihinde dosyada fotokopi alınmak suretiyle muttali olunduğu belirtilmekte ise de dilekçenin incelenmesinde … vekilleri olan avukatlar …, …ve …’in, fotokopi aldığı bu vekillerin 06.11.2014 tarihinde borçlu …’ın vekilleri olmayıp, 10.11.2014 tarihinde borçlunun vekili oldukları, borçlu vekili sıfatı ile icra dosyasında bir işlem yapmadıkları borçlunun daha önce tebliği öğrendiği Tebligat Kanunun 32. maddesine göre ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece borçlunun tebligatı öğrendiği tarih olarak beyan ettiği itiraz tarihinin tespit edilmesi ve bu tarihe göre şikayetin süresinde olması halinde tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi, aksi halde şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.