Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15767 E. 2015/19990 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15767
KARAR NO : 2015/19990
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun, icra mahkemesine başvurarak borca itirazda bulunduğunu, davanın reddine ilişkin kararı temyiz ettiğini, buna rağmen satış kararı alınarak ihale yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece borca itirazın satış işlemlerini durduracağı gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 169. maddesi uyarınca; “Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.” Ancak bununla birlikte aynı Kanun’un 169/a son maddesi ile de “İtirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur” hükmü öngörülmüştür.
Diğer yandan İİK’nun 364/3. maddesinde; “Temyiz, satıştan başka icra muamelelerini durdurmaz” hükmü öngörülmüşse de, İİK’nun 169/a son maddesi hükmü, kambiyo yolu ile takiplerde itirazın reddi kararının temyizi için özel bir düzenleme getirdiğinden genel bir düzenleme olan İİK’nun 364/3. maddesi hükmü uygulanamaz.
Somut olayda örnek 10 numaralı ödeme emrine karşı borçlunun süresinde teminat ve ödeme iddiası ile borcun tamamına itiraz ettiği, mahkemece 18/11/2014 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafça temyiz edildiği, mahkemece borca itirazın reddine karar verilmesinden sonra alacaklı tarafın talebi üzerine satış işlemlerine başlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece belirtilen nedenle ihalenin feshine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, başkaca da ihalenin feshi sebebi bulunmadığından ihalenin feshi isteminin reddi gerekirken, mahkemece aksi yöndeki değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.