YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15773
KARAR NO : 2015/30438
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanun’un 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
HMK’nun 298/2. maddesinde ise; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin …’nın 141. maddesi ile HMK’nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re’sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda; mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda, “davanın reddine” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “davacının yetki ititazızının reddine, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davanın reddine” karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. Borçlu, yetki itirazı ile birlikte borca itiraz etmesi durumunda İİK’nun 169/a-1. maddesi gereğince taraflar gelmese bile önce yetkiye itiraz incelenerek gereken karar verilmelidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 10/04/1992 tarih ve 1991/7 E.-1992/4 K. sayılı ilamına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma sebebidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.