Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15827 E. 2015/20222 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15827
KARAR NO : 2015/20222
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02.03.2015 tarih ve 2014/27431 Esas, 2015/4320 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluştuğunu ileri sürerek icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; çeke dayalı takipte 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan şikayete konu olayda TTK’nun 726 ve 730. maddelerinin göndermesi ile aynı Kanunun 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir.818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133.maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK’nun 730/18. maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken TTK’nun 662. maddesinde; “Müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borçlu tarafından açılan menfi tespit davası hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.06.2013 tarih ve 2007/23 E., 2013/ 352 K. sayılı kararı ile “davanın açılmamış sayılmasına” karar verildiğinden, anılan davanın zamanaşımını kestiğinden söz edilemez. Diğer ifade ile açılan menfi tespit davasının zamanaşımına herhangi bir etkisi yoktur.
Öte yandan, menfi tespit davasında 07.02.2007 tarihinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmektedir. Buna göre, ihtiyati tedbir kararı süresince zamanaşımının duracağı tabiidir. Anılan bu tedbir kararı ise, İİK’nun 72/4. maddesinde yer alan “dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar” düzenlemesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın verildiği 25.06.2013 tarihinde sona ermiştir.
Bu durumda tedbir kararının verildiği 07.02.2007 tarihinde duran zamanaşımı süresi, “davanın açılmamış sayılmasına” kararının verildiği 25.06.2013 tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecektir.

Takip dosyasında, 05.06.2013 tarihinden sonra, alacaklı yanın yenileme talebinde bulunduğu 14.03.2014 tarihine kadar zamanaşımını kesen bir takip işlemi bulunmadığından takip dayanağı çeke ilişkin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir.
Buna durumda; mahkemece, İİK.nun 71/son maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.03.2015 tarih ve 2014/27431 E., 2015/4320 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.