Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15958 E. 2015/20106 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15958
KARAR NO : 2015/20106
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Takipte taraf olmayan şikayetçi 3. kişi icra mahkemesine başvurusunda, hacizli taşınmaz ile ilgili olarak açılan tapu iptal-tescil davasında 31.02.2010 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, haczin ise bu tedbir kararından sonra konulduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkeme, istemi aktif husumet yokluğundan reddetmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
4721 sayılı TMK’nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, şikayetçi 3. kişinin ihtiyati hacze konu taşınmaz hakkında açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasında lehine karar verildiği görülmektedir. Dolayısıyla, şikayetçinin mahcuz taşınmazın kendisine ait olduğundan bahisle haczin kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yararı olduğundan her zaman şikayet hakkı vardır. Ancak her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden şikayeti tarihi olan 24.09.2014 itibariyle taşınmaz şikayetçi 3. kişi lehine henüz tapuya tescil edilmediğinden TMK 705/2 maddesi uyarınca şikayet hakkı bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, şikayetçinin mülkiyet hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olduğundan, icra mahkemesine başvurarak haczin kaldırılmasını talep edemez.
O halde; mahkemece, istemin yukarıda yazılı gerekçeyle reddi gerekirken, takip dosyasında herhangi bir sıfatının bulunmadığından bahisle talebin reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.