YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/168
KARAR NO : 2015/10828
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede, imzaya itiraz ettiği, mahkemece çek aslının bulunmadığı,imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda fotokopi üzerinden inceleme yapılamayacağı, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.İİK’nun 170/3.maddesinde; “İcra mahkemesi 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir” düzenlemesine yer verilmiş olmakla, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir(HGK.nun 26.4.2006 tarih 2006/12-259 E, 2006/231 K sayılı kararı). Bu konuda borçluya süre verilerek sonuca gidilemez. Medeni Kanun’un 6. maddesine göre; taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. Somut olayda, icra takibinin dayanağının … Bankası AŞ. Samsun şubesi tarafından aslı gibidir onaylı çek sureti olduğu, anılan bankada yapılan araştırmalara karşın çek aslının bulunamadığı ve çek aslı temin edilemediğinden imza incelemesi yapılamadığı anlaşılmıştır.Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve Dairemizin istikrar bulan kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz. “imzaya itirazda ispat külfeti alacaklıya aittir”(HGK’nun 26.04.2006 tarih, 2006/12-223 E.-2006/235 K.). Diğer bir deyişle, alacaklı, takip dayanağı çekte borçluya atfen atılı imzanın onun eli ürünü olduğunu, itiraz halinde ispat etmek zorundadır. Çek aslı ibraz edilemiyorsa bu halde uyuşmazlığın çözümü dar yetkili mahkemenin görevi dışında kalıp yargılamayı gerektirir. Bu durumda ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediğinden ve imzanın borçluya ait olduğu hususu alacaklı tarafından kanıtlanamadığından itirazın kabulüne karar verilmelidir. Takip başlatılırken çek aslının alacaklı tarafça sunulması gerekir.Alacaklı çek aslının istenmesi halinde her zaman ibraz etmekle yükümlüdür. Bu durumda çek aslının bulunamaması halinde sorumluluk alacaklıdadır. O halde mahkemece senet aslı bulunamadığı için imza incelemesi yapılamayacağı yönünde karar doğru ise de itiraz eden borçlu yönünden itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken imzaya itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ:Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.