Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/16850 E. 2015/28396 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16850
KARAR NO : 2015/28396
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2015
NUMARASI : 2014/1230-2015/363

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından sözleşmeye dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek (7) nolu ödeme emrinin tebliği üzerine, borçluların yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile sözleşmeye konu borca kısmi itirazda bulunduğu, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın kaldırılmasına ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği anlaşılmıştır.
Borçlular icra dairesine yaptıkları itirazda, takip konusu borcun 32.100 Euroluk kısmının takip öncesinde 14/01/2013 tarihinde banka dekontuyla alacaklının hesabına yatırıldığını iddia etmiş, alacaklı da dava dilekçesinde bu iddiaya karşı borçlunun bahsettiği dekont bedeli düşülerek alacağın takibe konulduğunu belirtmiştir. Takibe konu alacağın borçluların 21/05/2007 tarihli cari hesap ve taksitli kredi sözleşmelerine kefilliklerinden ve sözkonusu sözleşmelere binaen imzaladıkları 31/01/2012 tarihli kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacak olduğu, bu sözleşme ile taksitlerin Euro üzerinden ödeneceğinin belirtildiği görülmüştür. Takipte istenen alacak ise TL olarak istendiğinden borçlunun itirazında belirttiği taksit miktarı 32.100 Euronun alacak miktarından düşülüp düşülmediği anlaşılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak ödeme tarihi itibariyle 32.100 Euro düşülerek takip yapılıp yapılmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Ayrıca borçlular borca ilişkin olarak kısmi itirazda bulundukları için, inkar tazminatına itiraz konusu kısım üzerinden hükmedilmesi gerekirken, asıl alacak üzerinden hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.