Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/17027 E. 2015/27189 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17027
KARAR NO : 2015/27189
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Borçlu …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;Alacaklı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda borca ve faize itiraz ettiği görülmektedir.Bilindiği üzere, İİK.’nun 149/a maddesi göndermesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde de uygulanması gereken aynı Kanun’un 33. maddesine göre icra emrine karşı itirazların icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçluya icra emri 24.07.2014 tarihinde tebliğ edildiğine göre, borçlunun 01.08.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurunun,yasal yedi günlük süre geçirildikten sonra olduğu açıktır.
Bu durumda, mahkemece, istemin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken; işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
2)Borçlu …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;Alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesi,ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanıldığı, örnek 6 numaralı icra emrinin tebliği üzerine borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, icra emri tebliğ edilmeden önceki dönemde borca ilişkin yaptığı ödemeler bulunduğunu ileri sürerek takipte talep edilen asıl alacak miktarına, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği görülmektedir.İİK.’nun 150/ı maddesi uyarınca;krediyi kullandıran tarafça ,noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, tazmin talebine veya ihtara tebliğ edildiği tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak, böyle bir durumda, borçlu, İİK.’nun 149/a maddesi göndermesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde de uygulanması gereken aynı Kanun’un 33. maddesine göre; kesinleşen borç miktarına ilişkin ödeme belgesi sunmak suretiyle itfa itirazında bulunabileceği gibi; ihtarnamedeki borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarı ve faiz oranına itiraz edebilir.Somut olayda, İİK.’nun 150/ı maddesinde öngörülen kurallara göre borçlu adına çıkarılan Beşiktaş 17. Noterliği’nce düzenlenen 23.07.2013 tarih ve 47832 yevmiye numaralı ihtarnamenin 26.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve anılan hesap kat ihtarına borçlu tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Öyleyse; borçlunun, anılan madde koşullarında ihtarnameye itirazı gerçekleşmediğinden ihtarda belirtilen borç miktarı kesinleşmiştir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki,İİK.’nun 150/ı maddesinde yer alan 8 gün içinde ihtara itiraz edilmemesi olgusu, borçlunun İİK.’nun 149/a maddesinde yazılı itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.O halde, mahkemece, borçlunun ihtarnamede istenen ve itirazsız kesinleşen borca yönelik kısmi ödeme iddiasında bulunarak asıl alacak miktarı, işlemiş faiz ve talep edilen faiz oranına yönelik itirazı yönünden ;ipotek akit tablosunda belirtilen borcun kaynağını oluşturan kredi sözleşmesine ilişkin bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarı hükümleri dikkate alınarak Yargıtay denetimine olanak tanıyacak biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması, asıl alacak tutarına hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten sonrasına temerrüt faizi hesaplanarak işlemiş faiz miktarının saptanacağının göz önünde tutulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ:Borçlu …’in temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.