Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/17808 E. 2015/20626 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17808
KARAR NO : 2015/20626
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun, sair itirazları yanında kendisine yapılan satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek 30.01.2015 tarihli ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin araştırılarak komşu (kapıcı, yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun mutlaka adı ve soyadının ve komşu olduğunun belirtilmesi ayrıca imzasının alınması ya da imzadan imtina durumunun tebligat parçasına yazılması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.
Yine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Bilinen son adresine tebligat yapılamaması halinde ise, adrese dayalı kayıt sistemi bilinen en son adres kabul edileceğinden, tebligat bu adrese yapılır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”
Somut olayda; satış ilanı şikayetçi …’a 30.12.2014 tarihinde “adreste kimse bulunamaması üzerine, adresin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu/kapıcı veya yöneticiye sorulmuş, …’a verilen sözlü/imzalı beyanda muhatabın geçici olarak gittiğini beyan edilmesi üzerine tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğ zarfı … Mahalle Muhtarına 30.12.2014 tarihinde teslim edilmiş olup düzenlenen 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusu kapıcı veya yöneticiye haber verilmiştir.” şerhiyle tebliğ edilmiştir. Alacaklı vekilinin talebi ile satış ilanı tekrar şikayetçi borçluya Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre mernis adresine tebliğe çıkarılmış olup

16.01.2015 tarihinde “adreste kimse bulunamaması üzerine, adresin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu/kapıcı veya yöneticiye sorulmuş, isim vermeyen karşı komşusu muhatabın geçici olarak gittiğini beyan edilmesi üzerine tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğ zarfı … Mahalle Muhtarına 16.01.2015 tarihinde teslim edilmiş olup düzenlenen 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusu kapıcı veya yöneticiye haber verilmiştir.” şerhiyle tebliğ edilmiştir.
Tebligat mazbatasına, muhatabın adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, beyanda bulunan kişinin kim olduğu ve imzadan çekinme durumu belirlenmeden tebliğ işlemi tamamlanmıştır. Bu hali ile ilk tebliğ işlemi Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür.
Öte yandan TK’nun 10/2. maddesinde öngörülen bilinen en son adresin tebligata elverişli olmaması ya da bu adreste borçluya tebligat yapılamaması koşulu gerçekleşmediği gibi tebliğ mazbatası üzerinde tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilmediği gibi bu adrese TK’nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılacağına dair bir meşruhatın da bulunmaması nedeniyle ikinci yapılan 16.01.2015 tarihli tebligatta usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örnegi borçluya tebliğ edilmelidir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre,borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu …’un şikayeti kabul edilerek adı geçen yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu …’un temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.