YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17836
KARAR NO : 2015/20175
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu, sair fesih nedenleri ile birlikte, aynı takip dosyasında borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmiş olması nedeniyle taşınmazın 08.10.2007 tarihinde mahkemece belirlenen değerinin 9.940.918,00 TL olmasına rağmen, 21.09.2012 tarihinde kıymet takdirine itiraz şikayetinde mahkmece belirlenen ve satışa esas alınan değerinin 6.888.795,00 TL olduğunu, bu iki değer arasında fahiş fark olduğunu ileri sürerek 114 Ada 1 Parsel sayılı taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiş, mahkmece bilirkişiden ihalenin geçerliliği hususunda rapor alınmak suretiyle ve taşınmazın 2007 yılında belirlenen 9.940.918,00 TL değerin altında olan 6.888.795,00 TL üzerinden satışa çıkarılmış olmasının feshi gerektirdiği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, ihalesi yapılan … Köyü 114 Ada, 1 Parselde kayıtlı fabrika binası ve arsası niteliğindeki taşınmazın icra müdürlüğünce 10.4.2007 tarihinde yapılan kıymet takdirine itiraz sonrasında alınan 08.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda toplam değerinin 9.940.918,00 TL olarak belirtildiği, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/40 Esas sayılı dosyası ile söz konusu rapor hükme esas alınarak kıymet takdirine ilişkin şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bu aşamadan sonra, icra müdürlüğünce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın toplam değerinin 5.643.715,00 TL olarak belirlendiği; sözü edilen bu ikinci kıymet takdirine de itiraz edildiği; … İcra Mahkemesi’nin 2012/426 Esas, 2012/539 karar sayılı ve 21.09.2012 tarihli kararına göre 27.04.2012 tarihli keşif sonrası düzenlenen 25.05.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre şikayet kabul edilerek toplam 6.888.795,00 TL TL olarak belirlenmesine karar verildiği ve bu değer esas alınarak feshi istenen 06.6.2013 tarihli 3.458.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben alacaklı bankaya yapılan ihalenin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Kıymet takdirine yönelik şikayetler hakkında icra mahkemelerince verilecek kararların kesin nitelikte olmasına karşın, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, şikayetçi borçlunun fesih iddiası, aynı takip dosyasında aynı taşınmaz için mahkemelerce belirlenen değerler arasındaki farkın sebebinin tespit edilmeden satış yapılamayacağına ilişkin olduğuna ve ihale konusu taşınmaza beş yıl ara ile yapılan kıymet taktirleri arasında fahiş fark bulunduğuna göre, mahkemece konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak iki kıymet taktiri arasındaki farkın neden kaynaklandığının araştırılması ve taşınmazın gerçek değerinin de tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazın 2007 yılında tespit edilen değerin altında satışa çıkarıldığı gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan; HMK’nun 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, ihalenin feshi yargılamasında, mahkemece taşınmazın eski tarihli raporda belirlenen değerin altında satşa çıkarılmasının fesih nedeni olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınması ve bu rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.