YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18005
KARAR NO : 2015/21774
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu … ve alacaklı (alıcı) tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz dilekçesi içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2-Alacaklı-alıcının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçluların, satış ilanının gazetede ilan edilmediği, alacaklıdan başka ihaleye katılan olmadığı ve taşınmazların % 50 ile alacağa mahsuben ihale olduğu, borçlu …’ya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği belirtilerek, 04.08.2014 tarihli ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, elektronik ortamda pey süren olup olmadığının ihale tutanağında yazılmadığı gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmiştir.
İİK’nun 129. maddesi uyarınca birinci ve ikinci ihale, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. İhale tutanağının incelenmesinde; ihaleye başlarken elektronik ortamda verilmiş bir teklif olup olmadığının ihale tutanağının başında yazılmamış olması anılan yasaya aykırı olmakla birlikte tek başına ihalenin feshi nedeni değildir.
İİK’nun 126. maddesi taşınmaz ihalelerinde artırma ilanının ne şekilde yapılacağını düzenlemiştir. Açıklanan maddenin son fıkrası göndermesi ile taşınmaz ihalelerinde de uygulanması zorunlu olan 114. maddenin 2. fıkrası gereğince, “ilanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra müdürlüğünce tarafların menfaatine en uygun geleni nazara alınarak tayin olunur ” hükmü yer almaktadır.
İcra memuru, işlemlerini yaparken alacaklının ve borçlunun menfaatlerini koruyarak yürütmek ve sona erdirmek zorundadır (Berkin,s.13;Umar s.40; Pekcanıtez, Şikayet s 16-17).
Somut olayda icra memurluğunca taşınmazın satış ilanının taraflara tebliği ile; ilan panosu, adliye divanhanesi ve elektronik ortamda ilanıyla yetinilmesine karar verilerek, ilanların bu şekilde yapıldığı,taşınmazların 1. artırmada alacaklıya, alacağa mahsuben ihale edildiği, satışa alacaklıdan başka katılanın da olmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre ihaleye katılım durumu ve satış bedeli dikkate alındığında, icra müdürlüğünce yapılan ilanlardan beklenen faydanın sağlanmadığı ve icra müdürlüğünün kararının borçlunun menfaatine aykırı bulunduğu şüphesizdir. Gayrimenkul satışının en azından mahalli bir gazete ile ilan edilmesi teamül haline gelmiş olup, tarafların da menfaatinedir. İcra müdürünün bu genel uygulamadan ayrılması ile, ihaleye yeterli katılım sağlanamamış ve ilandan beklenen amaç gerçekleşmemiştir.
Yine somut olayda; satış ilanı şikayetçi …’ya 01.07.2014 tarihinde “muhatab tebliğ esnasında kendisi ve aile efradından köyde bulunmadığından tebligat Nizamnamesinin 28. ve 30 maddeleri gereğince 2 nolu formül doldurulup kapısına asılarak en yakın komşusu … haber verilerek bağlı bulunduğu köy muhtarı …’a tebliğ edilmiştir” şerhiyle tebliğ edilmiştir.
Tebligat mazbatasına, muhatabın adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, beyanda bulunan komşunun imzası ya da imzadan çekinme durumu belirlenmeden tebliğ işlemi tamamlanmıştır. Bu hali ile tebliğ işlemiTebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örnegi borçluya tebliğ edilmelidir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre,borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta istem kabul edildiğinden, sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklı-alıcının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.