YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18259
KARAR NO : 2015/22441
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, 3 yıllık zamanaşımı dolmadığından, şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda her ne kadar borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş ise de, alacaklı takibi yenilemiş, bu şekilde takibi devam ettirme iradesini göstermiş olup, başvuru bu haliyle takibin kesinleşmesinden önceki döneme ait zamanaşımı itirazı niteliğindedir.
İİK.nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
(Senedin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan) 6762 sayılı TTK’nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 615. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz.
Somut olayda, takip dayanağı 2 adet bonodan 27.10.2008 tanzim tarihli 6.000 TL bedelli olan senedin “tediye tarihi” kısmında “22.05.2009” tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “20 Mayıs 2009” olarak gösterildiği, bu haliyle dayanak bonoda çift vade olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, belirtilen senet yönünden borçlu hakkındaki takibin, İİK’nun 170/a-2 maddesi uyarınca, re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Diğer taraftan, takip dayanağı olan 6.830 TL.lik bononun tanzim tarihi (olan 27.10.2008) itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK.’nun 690.maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 661/1. maddesi gereğince, poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. TTK.nun 661/2.maddesine göre ise, hamilin cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresi bir yıldır.
Somut olayda, lehdar olan şikayetçi borçluya herhangi bir ödeme emri gönderilmediğinden yapılan haciz taleplerinin şikayet eden borçluya ilişkin olmadığının kabulü gerekir, bu kabule göre de takip tarihi olan 11.07.2009 ile yenileme emri tanzim tarihi olan 19.07.2012’ye kadar şikayetçi borçluya ilişkin zamanaşımını kesen herhangi bir takip işlemi yapılmadığından lehtar konumunda olan muteriz borçlu hakkında 1 yıllık zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak mahkemece, 27.10.2008 keşide, 23.06.2009 ödeme tarihli 6830 TL bedelli bono yönünden zamanaşımı gerçekleştiği için İİK.nun 169/a/4-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına 27.10.2009 tanzim tarihli, 6.000 TL miktarlı, çift vade taşıyan takip konusu diğer bono yönünden ise takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.