Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/20955 E. 2015/23550 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20955
KARAR NO : 2015/23550
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 12/05/2015 tarih, 2015/3264-13445 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlu şirketin imzaya itirazının, mahkemece kabulü ile takibin iptali ve alacaklı aleyhine verilen tazminata ilişkin kararın Dairemizce düzeltilerek onandığı görülmektedir.
İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca; icra mahkemesi, aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına hükmeder.
Somut olayda, her ne kadar borçlunun inkar ettiği imza konusunda alınan bilirkişi raporunda imzanın borçluya ait olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği görülmekte ise de; alacaklının 26.12.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinde, inceleme konusu imzanın senette keşideci olarak ismi bulunan Zabit Eker tarafından şirketi temsilen atıldığı ileri sürülmüştür. İmzanın borçlu şirketin tanzim tarihindeki yetkilisine ait olup olmadığını araştırmayan alacaklının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki takip konusu senedin ön yüzünde sadece alacaklı tarafından da kabul edilen Zabit Eker’in ismi yer almakta olup, borçlu şirketin unvanı ya da kaşesi bulunmamaktadır.
Bu nedenle, İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca takibin iptaline değil, durdurulmasına karar verilebileceğinden, buna ilişkin hükmün Dairemizce düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ağır kusurlu olduğu anlaşılan alacaklı aleyhine verilen tazminata ilişkin kısmın da karar metninden çıkarıldığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme talebinin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 12/05/2015 tarih, 2015/3264 – 13445 sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılmasına, Muş İcra Mahkemesi’nin 17/10/2014 tarih ve 2014/17 E., 2014/101 K. sayılı kararının hüküm

bölümünün 2. bendinde yer alan “iptaline” sözcüğünün karar metninden çıkarılmasına, yerine “durdurulmasına” sözcüğünün yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK.nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.