YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21102
KARAR NO : 2015/31529
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak, alacaklıya 12.000TL borcu için bu bedelle bono verdiğini, 12.000TL borcunu ödediğini, alacaklının bonoyu yırttığını söyleyerek ödemeye ilişkin kendisine belge verdiği, daha sonra bono bedelinin 112.000TL olarak tahrif edilerek takibe konulduğunu belirterek borca itiraz ettiği, mahkemece, bilirkişi incelemesi için dosyanın gönderildiği … tarafından verilen rapor doğrultusunda 12.000TL olan bono bedelinin 112.000TL olarak tahrif edilmiş olduğu gerekçesi ile 100.000TL yönünden borca itirazın kabulüne ve 12.000TL yönünden ise borca itiraz ispat edilemediğinden bu miktar yönünden borca itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 169/a-1 maddesinde “İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, bononun 12.000TL borç için verildiğini ve bu borcun ödendiğini, alacaklının bononun yırtıldığını bu nedenle bono yerine kendisine ödemeye ilişkin belge verdiğini ileri sürerek, alacaklı tarafından imzalanan adi yazılı belgeyi ibraz ettiği görülmektedir. Alacaklı … ad ve soyadının yazılarak imzalanmış olunan adi yazılı ve tarihsiz belgede “Yanlışlıkla yazılan ve imzalanan 15.06.2014 Tarihli …a ödenecek senedin ödenmemesi Bu sözleşmeyi Borçlu olduğu kişi Havva Taştan vadesi geldiğinde tahsil etmeyeceğim ve Almayacağım. Bu senet yani 15.06.2014 Tarihli ve 12.000-on iki bin lira olup yazılan senet yanlışlıkla yazılıp imzalanmıştır. Ben Bu senedi yırttım Attım. Bu senet hiç bir şekilde vadesi geldiğinde Tahsil Etmiyeceğim ve işlemi koymayacağımı Taahhüt ediyorum senede hiç bir işlem yapmayacak
ve havva Taşa Bu sözleşmeyi imzalayıp vereceğim” açıklamasının yer aldığı görülmektedir. Alacaklı vekilinin cevap dilekçesinin 3 numaralı parağrafında da belge altındaki imzanın alacaklıya ait olduğu kabul edilmektedir. İmzası ikrar edilen bu belgede belirtilen senet ile takip dayanağı bononun taraflarının, vadesinin ve bedelinin aynı olduğu, dolayısıyla bu belgenin dayanak bonoya ilişkin olarak düzenlenmiş olduğu, belge içeriğine göre de senetten dolayı alacaklı olmadığı kabul edildiğine göre 12.000TL borcun ödendiğinin İİK’nun 169/a maddesinin birinci fıkrasında yazılı belgelerle ispatlandığı anlaşılmakla borca itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.