Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/21109 E. 2015/31769 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21109
KARAR NO : 2015/31769
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine şikayet yoluna başvurarak diğer şikayetlerinin yanı sıra senetlerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 71/2. maddesinde, “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, aynı Kanun’un 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır” düzenlemesi yer almakta, İİK’nun 33/a-1. maddesinde ise; “ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir” hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olarak İİK’nun 71/2. ve 33/a maddelerine dayalı zamanaşımı isteminin incelenmesi, bu istemin belli bir sürede ileri sürülmesi koşuluna bağlı değildir (HGK’nun 04/11/1998 tarih ve 1998/12-763 E., 1998/797 K. sayılı kararı.).
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, olaya takip tarihine göre yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK’nun 690. maddesi göndermesiyle 661, 662 ve 663.maddelerinin uygulanması gerekir. Aynı kanunun 661/1.maddesi gereğince keşideciye karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi üç yıldır.
Somut olayda, örnek 10 numaralı ödeme emri borçluya 08.10.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlunun 03.11.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda dile getirdiği zamanaşımı iddiası, icra takibinin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olup, takipten önceki döneme dair bir zamanaşımı itirazı yoktur. Borçlunun, şikayetinde ödeme emri tebligat usulsüzlüğünü de ileri sürmesine karşılık mahkeme kararında belirtildiği üzere borçlunun takip dosyasına sunduğu 28.03.2012, 02.04.2012 ve 07.05.2012 tarihli dilekçeleri ile takipten haberdar olduğundan tebligat usulsüzlüğü şikayetinin süresinde olmadığı, İİK’nun 168/5. maddesi hükmüne göre yasal 5 günlük süre içerisinde takibe itiraz etmediğinden takibin bu haliyle kesinleştiği görülmüştür.

O halde mahkemece, İİK’nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı itirazının takip öncesi döneme ilişkin olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.