Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/21476 E. 2015/28169 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21476
KARAR NO : 2015/28169
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Alacaklı tarafından başlatılan takibe karşı borçlunun, haline münasip evinin haczedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, haczedilmezlik şikayetinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İ.İ.K.’nun 82/1.maddesinin 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, borçlunun şikayete konu meskende kimlerle beraber kaldığı ve yine bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılmaksızın bilirkişi raporu alınarak haline münasip meskenin değerinin belirlendiği, ayrıca bilirkişi raporunda borçlunun haline uygun meskeni alabileceği semtin belirtilmediği, raporun bu hali ile soyut olup, Yargıtay denetimine elverişli olmadığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, nüfus kaydı da getirtilerek, öncelikle yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda kolluk marifetiyle araştırma yapıldıktan sonra ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Üye …’nun Karşı Oy Yazısı:
Müşteki vekili şikayetinde müvekkiline ait evin haksız olarak haczedildiğini iddia ederek haczin kaldırılmasını talep ettiği,mahkemece şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.’nun haczi caiz olmayan mallar ve haklar başlıklı 82.maddesinin 1.fıkrasının 12.bendinde borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği belirtildikten sonra 3.fıkrasında ”Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek ..” satılacağı belirtilmiştir.Yasaya göre borçlunun bakmakla yükümlü olduğu ailesi ile birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip evi temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen ev için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.Asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu semtte veya o yere yakın semtte evinin bulunması zorunlu değildir. Bu kıstasları aşan nitelik ve vasıftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir evin dışındaki yerler, İİK.’nun 82/3.maddesinde öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir evde oturmasını gerektirmez.Somut olaya gelince;şikayete konu evin değerinin 340.000,00 TL. Olduğu, 1/2 hissesinin şikayetçiye ait olduğu, 08.07.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre borçlu şikayetçinin haline münasip, ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabileceği evi 75.000,00 TL.’ye satın alabileceğinin beyan edildiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği, borçlunun temyiz dilekçesinde eşi ile birlikte kaldığını, kendisinin hava kuvvetlerinden eşinin de devlet hastahanesinden emekli olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen nedenlerle; asıl olan alacaklının alacağına kavuşmasıdır. Borçlu öncelikle borcunu ödemekle yükümlüdür. Borçlunun eşi emekli memur olduğundan ekonomik bağımsızlığa sahiptir. Borçlu borcunu ödemediği sürece mütevazı bir semtte ve asgari düzeyde ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir konutta oturmak zorundadır. Borçlunun eşi ile birlikte …’nın mütevazı bir semtinde haline uygun meskeni 75.000,00 TL. bedelle alabileceği bilirkişi raporu ile tespit edildiği için mahkemece şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi yasaya uygundur. O halde mahkeme kararının onanması gerekirken bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 16.11.2015