YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21594
KARAR NO : 2015/31659
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından üç adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; borçlular takip dayanağı senedin alacaklı banka ile aralarında düzenlenen kredi sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak verildiğini, senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, borcun senetler de yazan miktar kadar olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istedikleri, mahkemece, istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra mahkemesi dar yetkili mahkemedir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerekir.
Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekmektedir. İİK’nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir (HGK’nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Somut olayda takibe konu 3 adet bonoda, teminat amaçlı verildiklerine yönelik bir açıklama olmadığı gibi, borçluların itirazına dayanak yaptığı kredi sözleşmeleri ve ekinde sunulan iki adet senette de, takibe konu senetlere açık atıf bulunmadığı (vade, tanzim tarihi), bu haliyle borçluların, bonoların takip alacaklısı bankaya teminat olarak verildiği iddialarını, senetlere açıkça atıf yapan bir sözleşmeyle de ispatlayamadıkları ve takip alacaklısının takibe konu senetlerin teminat senedi olduğu yönünde bir kabulünün bulunmadığı görülmektedir.
O halde, takip dayanağı senetlerin teminat olarak verildiği iddiası İİK’nun 169/a-1 maddesine yazılı belge ile ispat edilemediğinden, mahkemece teminat senedi olduğu yönündeki itirazın reddi yerine, teminat senedi olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de, takip dayanağı üç adet bono olduğu, anılan kredi sözleşmesi ekinde ise sadece iki adet senet yer aldığı halde, mahkemece takip konusu üç adet senet yönünden istemin kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.