YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21791
KARAR NO : 2015/31611
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, tebligatın usule uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir”. Bu Yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercîce, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve bu adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerektiğine dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran mercî tarafından yukarıda belirtilen şekilde, tebliğ evrakı üzerine şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda; şikayetçi borçlu adına düzenlenen örnek 7 ödeme emrinin; “…” adresine tebliğe çıkarıldığı, dağıtıcı tarafından 01.07.2014 tarihinde ”Muhatap …’in gösterilen adreste tanınmadığı, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereği muhatabın adres kayıt sisteminde bilinen en son mernis adresi olduğundan tebligat mahalle muhtarı …’e tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır” şerhi ile tebliğ işleminin tamamlanmış olduğu, tebliği çıkaran merci tarafından, bu adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle tebligatın TK.’nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediği anlaşılmıştır.
Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliğinin 16/2.maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için, tebligatın, TK.’nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30.maddesine göre yapılması gerekirken, dağıtıcının kendiliğinden TK.’nun 21/2.maddesine göre tebliğ işlemini gerçekleştirmesi kanuna aykırıdır.
O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca borçlunun tebliğe muttali olduğunu beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.