Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/22645 E. 2015/31607 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22645
KARAR NO : 2015/31607
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine, mahkemenin 02/07/2014 tarih ve 2013/1037 E.-2014/542 K. sayılı kararı ile; “temyiz konusu dava değeri 4.218,92.TL’dir. Bu durumda hüküm kesin nitelik taşıdığından davalı vekilinin temyiz talebinin reddine” karar verildiği, ancak, şikayetin konusunun, asıl davada, meskeniyet iddiasını da içerir haczin kaldırılması istemi olup, taşınmazlardan 12 nolu bağımsız bölümün değerinin 140.000,00 TL olduğu, birleşen davada ise, istemin, aynı taşınmazda bulunan 2,3,5 ve 11 nolu bağımsız bölümlerdeki haczin kaldırılmasına yönelik olduğu, kesinlik sınırı belirlenirken mahcuzların değerinin esas alınması gerektiği, bu durumda, mahkemenin esasa ilişkin kararının İİK’nun 363. maddesi gereğince temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, alacaklının temyiz dilekçesinin reddine ilişkin … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 23/07/2014 tarih ve 2013/1037 E.-2014/542 K. sayılı ek kararının oy birliğiyle kaldırılmasına karar verildi. İşin esasının incelenmesine geçildi.
1) Alacaklının, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/1037 Esas sayılı asıl dosyasıyla ilgili olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK.nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise İİK’nun 82/2. maddesine göre satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

Öte yandan, paylı taşınmazlarda, her paydaşın (borçlunun) meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı vardır. Bu halde iddia, pay oranı esas alınarak çözümlenmelidir. Bir başka
deyişle, İİK.nun 82.maddesi hükmüne göre haczedilmezlik şikayetinde bulunan borçlunun (paydaşın) sosyal durumuna göre inceleme yapılıp paya isabet eden değerden haline uygun bir mesken edinip edinemeyeceği araştırılarak sonuca gidilmesi gerekir.
Somut olayda, şikayete konu tüm taşınmazların haciz tarihi olan 03.12.2013 tarihi itibariyle, borçlu ve şikayetçilerin ortak murisi olan …adına kayıtlı olduğu, 17.12.2013 tarihinde mirasçılar arasında yapılan taksim sonucunda meskeniyet şikayetine konu 12 nolu bağımsız bölümün borçlu … adına, diğer taşınmazların ise şikayetçiler adına tescil edildiği görülmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
Bu durumda, haciz tarihi itibariyle borçlunun murisi adına kayıtlı olan 12 nolu bağımsız bölümün tamamının değerinin bilirkişi tarafından 140.000,00 TL olarak belirlendiği, borçlunun dosya içindeki nüfus kayıtlarına göre miras payının 1/4 olduğu nazara alındığında, paya isabet eden değerin 35.000,00 TL, borçlunun haline münasip taşınmazı alabilmesi için gerekli bedelin ise 90.000,00 TL-120.000,00 TL olarak tesbit edilmesi karşısında haczedilmezlik şikayetinin bu gerekçe ile kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden, sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
2) Alacaklının … İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/1038 Esas sayılı birleşen dosyayla ilgili olarak verilen mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Şikayetçiler, icra mahkemesine başvurularında; icra dosyasından haczedilen 2896 ada, 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2, 3, 5 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin kendilerine ait olduğunu, borçlunun bu taşınmazlarda bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmişler, mahkemece şikayetin kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda bahsi geçen Hukuk Genel Kurulu’nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210E., 2004/208K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
Somut olayda, alacaklının talebi üzerine 28.11.2013 tarihli haciz müzekkeresi ile borçlu …’ın ölü babası …dan borçluya miras yoluyla intikal eden veya edecek olan gayrimenkullerin kaydına borçlunun hissesine düşen veya düşecek oranda haciz şerhi konulmasının istendiği ve taşınmazlar üzerine 03.12.2013 tarihinde haciz şerhi işlendiği, bu tarihte şikayet konusu taşınmazların borçlu ve diğer şikayetçilerin ortak murisi olan Salih Kapan adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Bunu göre, icra müdürlüğünün haciz işlemi, taşınmazdaki borçlu hissesine yönelik olduğundan, aynı taşınmazda miras hissesi bulunan şikayetçilerin borçlu hissesine yönelik haczin kaldırılmasını istemekte hukuki yararları bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, istemin hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : 1- Alacaklının, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/1037 Esas sayılı asıl dosyasıyla ilgili olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme karararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),

2- Alacaklının, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/1038 Esas sayılı birleşen dosya ile ilgili olarak verilen mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.