Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/2271 E. 2015/13007 K. 08.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2271
KARAR NO : 2015/13007
KARAR TARİHİ : 08.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu …… aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, takipten önce ipotekli taşınmazı satın alan şikayetçi …’ın, taşınmazın satış işlemlerinin başlatıldığını, kendisine ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, takipte kendisinin gösterilmeyip taşınmazın eski maliklerinin gösterildiğini belirterek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, taşınmaz maliki hakkında takip yapılmadığından ipotekli taşınmaz hakkında satış kararının alınması ve satış işlemlerinin yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle taşınmazın satış işlemlerinin durdurulmasına, ancak şikayetçi, takibin tarafı olmadığından takibin iptaline yönelik talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK’nun 124/3. maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4. fıkrasında da “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir. Dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, asıl borçlu takipte gösterilip, ipotek veren gösterilmemiş ya da ipotek verene takip yöneltilip asıl borçlu hakkında takip yapılmamış ise bu durum kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından HMK’nun 124/3. maddesinin uygulanması ile anılan kişi sonradan takibe dahil edilmek suretiyle eksiklik giderilebilir.
Somut olayda takibe konu ipotekli taşınmazlardan …… nolu bağımsız bölümün 28/05/2014 tarihinde şikayetçi … tarafından ….’dan satın alındığı ve dolayısıyla taşınmazın takip tarihi itibariyle tapuda şikayetçi … adına kayıtlı olduğu, ancak adı geçen şikayetçinin takipte yer almadığı, bir başka anlatımla asıl borçlu ile aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu halde hakkında takip yapılmadığı (kendisine takibin yöneltilmediği) anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, alacaklı tarafça talepte bulunulduğu takdirde şikayetçi ipotek borçlusunun takibe dahil edilmesi için alacaklıya kesin süre verilmesi, bu süre içerisinde ek takip talebi düzenlenerek takibin şikayetçi ipotek borçlusuna yöneltilmesi (icra emri gönderilmesi) halinde şikayet konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına, verilen kesin süre içinde takibin şikayetçi ipotek borçlusuna yöneltilmemesi halinde ise…. bağımsız bölümle ilgili olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.