Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/24296 E. 2015/26472 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24296
KARAR NO : 2015/26472
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2015
NUMARASI : 2014/785-2015/484

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, İhalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının yanı sıra, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istemiş, mahkemece; ‘satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, ihalenin feshini gerektirir bir usulsüzlük bulunmadığı’ gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.” Bu yönetmeliğe göre 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda; şikayetçi borçlu H.. H.. adına düzenlenen satış ilanı tebligatının dağıtıcı tarafından ”muhatabın gösterilen adresi, kayıt sistemindeki adresi olup Tebliğ imkansızlığı nedeni ile tebligat 7201 sayılı tebligat Kanunu’nda değişiklik yapan 6090 sayılı Kanunun 21/2. maddesi gereği Yeni Şafak mahalle muhtarı Ö.. P..’a 11.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılarak en yakın komşusu 11.12.2014 tarihinde haber verilmiştir.” şerhi ile tebliğ ediliği, ancak tebliği çıkaran merci tarafından tebliğ evrakı üzerine, bu adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle, tebligatın TK.’nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediği görülmektedir.
Tebliği çıkaran merci tarafından, Tebligat Yönetmeliği’nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için, tebligatın TK’nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, dağıtıcının kendiliğinden TK’nun 21/2. maddesine göre tebliği yapması kanuna aykırıdır.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
Öte yandan, borçlunun satışa hazırlanabilmesi, kendince gerekli duyuruları yapabilmesi ve daha fazla müşteri bulabilmesi için satış ilanı borçluya satıştan makul bir süre önce tebliğ edilmelidir. Şikayetçi borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu kabul edilse dahi satış ilanı tebliğ tarihinin 11.12.2014 olduğu, satış tarihinin ise 12.12.2014 olduğu göz önünde bulundurulduğunda borçlunun ihale konusu taşınmazın birinci açık artırma tarihinden önce makul süre içerisinde ihaleden haberdar olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davacı-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.