YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25581
KARAR NO : 2015/28818
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ : Mihalıççık İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2015
NUMARASI : 2015/7-2015/12
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan tarımsal krediler genel sözleşmesinden kaynaklanan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde, borçluların icra mahkemesine başvurarak; sair şikayetleri ile birlikte hesap kat ihtarı tebligatlarının usulsüz olduğunu, icra emri yerine ödeme emri gönderilmesi gerektiğini bildirdikleri, ayrıca borca, faiz miktarına ve faiz oranına itiraz ettikleri görülmektedir.
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak, böyle bir durumda, borçlu, ihtarnamedeki kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir.
Öte yandan, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Kredi asıl borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ihtarda belirtilen miktar kesinleşir ve bu durumda itiraz nedenlerinin İİK. nun 149/a ve 33.maddelerinde öngörülen koşullara göre kanıtlanması zorunlu hale gelir.
Somut olayda, borçlular adına çıkarılan Mihalıççık Noterliği’nin 11.02.2011 tarih ve … yevmiye numaralı hesap kat ihtarının, borçlu Ş.. G..’ün bizzat kendisinde 21.02.2011 tarihinde, ipotek veren taşınmaz maliki M.. G..’e ise işte olduğundan bahisle aynı konutta oturan eşi N.. G.. imzasına 22.02.2011 günü tebliğ ediliği ve anılan hesap kat ihtarına borçlular tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İİK.nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olmakla alacak miktarına yönelik iddiaların icra mahkemesinde ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak; İİK.nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı, ayrıca işleyecek faiz oranı şikayet konusu yapabilir.
Somut olayda borçlular ihtarnameye itiraz etmediklerinden ihtarda belirtilen 12.071,30 TL borç miktarı kesinleşmiştir. İcra emrinde talep edilen asıl alacak miktarının ise 5.934,97 TL olduğu ve takip tarihine kadar faiz işletilerek ihtarname giderlerinin de eklendiği görülmektedir.
Şu hale göre, mahkemece kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarnamesi birlikte değerlendirilip, asıl alacak ve faiz taleplerinin ihtarnameye uygunluğu denetlenerek, talep edilen asıl alacak tutarına kredi sözleşmeleri, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarı hükümleri dikkate alınarak hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten sonrasına temerrüt faizi hesaplanmak üzere Yargıtay denetimine olanak tanıyacak biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.