Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/2572 E. 2015/13641 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2572
KARAR NO : 2015/13641
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, müvekkilinin borcundan dolayı adi ortaklığın alacaklarına haciz konulamayacağından bahisle haciz işleminin iptalini talep etmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 622 ve 623 (Mülga 818 sayılı BK 522 ve 523.) maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak şirketin iştirak hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki, yıl sonunda bilançonun düzenlenmesi ile ortaya çıkan, kar payını haczettirebilirler. Ayrıca, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Adi ortaklıklarda, ortaklardan birinin kişisel borçlarından dolayı hakkında takip yapılması halinde, adi ortaklığın istihkakına haciz konulamaz.
Somut olayda, borçlu şirket aleyhine yürütülen kambiyo senetlerine mahsuz haciz yoluyla takipte,…merkez muhasebe müdürlüğüne birinci haciz ihbarnamesi gönderilerek borçlunun bizzat veya adi ortaklık şeklinde müteahhit ve taşeron olarak almış olduğu vs işlerden dolayı müdürlüğünüzde ve bağlı tüm müdürlük ve şubelerde bulunan her türlü doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının, hakkedişlerinin nakdi teminatlarının tebliğ tarihinden itibaren ihtiyaten haczinin talep edildiği, … cevabında; borçlunun “…” inşaatı işinin …. adı altında pilot olarak yüklenicisi olduğu, haczin sıraya alındığının bildirildiği, adı geçen üçüncü kişi ile borçlu şirketin de ortağı olduğu adi ortaklık arasında sözleşme ilişkisi olup, istihkak ve hakedişlerin adi ortaklığa ait olduğu görülmektedir.
Bu durumda mahkemece, şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.