YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28034
KARAR NO : 2015/28370
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2014
NUMARASI : 2014/994-2014/990
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK’nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında yapılan ilamsız icra takibinde, borçlu şirket icra mahkemesine başvurusunda usulsüz tebliğ şikayetinde bulunmuş, mahkemece usulsüz tebliğ şikayetinin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda borçlu şirkete çıkan ödeme emri tebligatının “H.. Sok. No. 27 Çankaya/Ankara” adresinde “Tebligat adreste muhatabın çarşıya gittiği beyan eden ve aynı çatı altında birlikte çalışan ehil ve reşit yetkilisi B.. A.. imzasına tebliğ edildi” şerhi ile 22.10.2014 tarihinde tebliğe çalışıldığı, ancak; tebligatı alan kişinin şirket çalışanı olmadığı yönünde ileri sürülen borçlu iddiası hakkında Mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadığı görülmüştür.
O halde, mahkemece, tebligatı alan Behçet Aksoy’un şikayet eden borçlu şirket çalışanı olup olmadığının yöntemine uygun şekilde araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.