YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28842
KARAR NO : 2015/30654
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçinin, İİK’nun 134. maddesine dayalı olarak, sair sebepler ile birlikte ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası ile de ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ihalenin usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine ve şikayetçi (borçlu) aleyhine para cezasına hükmedildiği görülmüştür.
İİK.nun 134/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun 281. maddesi uyarınca, Kanuna veya ahlâka (adaba) aykırı şekilde ihaleye fesat karıştırılmış olması, ihalenin feshi sebebidir. İhalenin amacına ulaşmasını ve malın gerçek değerine satılmasını, ihalenin sağlıklı ve normal şartlarda yapılmasını engelleyici, dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan davranışlarda bulunulması ve ihaleye katılıma engel olunması, ihaleye fesat niteliğindedir. Taraflar fesat nedeni olarak ileri sürdükleri maddi vakıaları tanık dahil her türlü kanıtla ispat edebilirler.
Somut olayda, şikayetçinin dilekçesinde bildirdiği tanıkları adına duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye çıkarılmasına rağmen tanıkların duruşmada hazır olmaması üzerine, borçlu vekilinin tanıkları gelecek celse hazır edecekleri yönünde beyanda bulunduğu, ancak müteakip celse ve karar celsesinde mesleki mazeret dilekçesi gönderdiği, mahkemece, ihaleye birden fazla kişinin katıldığı ve gerekli ilanların yapılmış olduğu gerekçesiyle tanık beyanlarının dosyaya yenilik ve fayda getirmeyeceğine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece, şikayetçinin tanıklarının dinlenmesine karar verilmiş olup, davetiye tebliğine rağmen gelmeyen tanıkların HMK’nun 245. maddesi gereğince zorla getirtilerek dinlenmesi gerekirken, şikayetçi vekiline usule aykırı olarak tanıkları duruşmada hazır etmesi konusunda süre verilip hazır edilmemesi nedeniyle de o aşamadan sonra dosyaya yenilik ve fayda getirmeyeceği gerekçesiyle şikayetçi tanıkları dinlenmeden şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.