Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/2935 E. 2015/13429 K. 12.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2935
KARAR NO : 2015/13429
KARAR TARİHİ : 12.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu meskeniyet şikayetinde bulunmuş olup mahkemece şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İİK.nun 82.maddesinin 1.fıkrasının 12.bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda; meskeniyet şikayetine konu taşınmazın değerinin tespiti için mahkemece alınan 21.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın toplam bedelinin 75.000 TL olduğu, evde yaşayan 8 kişinin yaşayabileceği haline münasip evin değerinin de 95.000 TL olacağı belirlenmiştir.
Borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında evli oğlu, gelini ve torunları da belirtilmek suretiyle rapor tanzim edildiği anlaşılmış olup, sözkonusu kişiler bakmakla yükümlü olunan kişilerden değildir. Yine raporda haline münasip evin hangi semtlerden bulunabileceğine dair bir tespit yapılmadığı gibi icra müdürlüğünce alınan 09.08.2012 tarihli raporda evin değerinin 103.600 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, icra müdürlüğünce alınan rapor da değerlendirilmek suretiyle ve “bakmakla yükümlü olunan kişiler” dikkate alınarak borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip evi alabileceği değerin belirlenmesi gerekir. Bu tespitlerden sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.