YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30972
KARAR NO : 2015/31425
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Ticaret Kanunu’nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun’un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir.
Somut olayda, bonoyu düzenleyen …’ın isim ve soyadının altında adres olarak ”Kocaeli” yazılıdır. ”Kocaeli”, idari bir birim olduğundan ve …’nun 777/4. maddesi gereğince bono bu yerde düzenlenmiş sayılacağından takip konusu bonoda …’nun 776/1-f maddesinde belirtilen düzenlenme yerinin bulunduğu açıktır. Bu durumda, mahkemenin, takibe dayanak bonoda tanzim yerinin bulunmadığı yönündeki kabulü doğru değildir.
Öte yandan, HMK.’nun 207. maddesinde; “Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.” hükmü yer almaktadır. (1086 Sayılı HUMK 298. madde). Buna göre; mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza ve paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Onaylanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Nitekim, senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığının tespiti halinde; yazı ile belirtilen vade tarihi ile rakam olarak belirtilen vade tarihinin farklı olması durumunda, …’nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 703. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen bonolar kambiyo vasfını kaybedeceğinden İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptali söz konusu olacaktır.
Tahrifat iddiasının incelenmesi ise; HMK.’nun 266. maddesi gereğince çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hakim tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın tahrifatın olduğu ya da olmadığı sonucuna varılamaz.
O halde, mahkemece, HMK.’nun 266. maddesi uyarınca yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınmak suretiyle takibe dayanak bononun ”tediye tarihi” kısmında yazılı olan vade tarihinde tahrifat yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, tahrifat olduğunun tespiti durumunda bonoda evvelce yer alan vade tarihinin saptanması, tahrifat öncesinde yazılı olan bu tarihin senet metninde gösterilen vade tarihinden farklı olması halinde çift vadeli senedin bono niteliğinde olmayacağı, aynı olması durumunda ise; bono vasfını etkilemeyeceği hususunun göz önünde tutulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.