Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/327 E. 2015/7021 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/327
KARAR NO : 2015/7021
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlular icra mahkemesine başvurularında; satış ilanının kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişler, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçi borçlu …’a yapılan satış ilanı tebliğ işleminin incelenmesinde;
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.” Bu yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda şikayetçi borçlu …’a gönderilen satış ilânının, dağıtıcı tarafından; “muhatab taşınmış gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup kanunla değişiklik gereği 7201 Adli Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereği bağlı bulunduğu … mah muh. … teslim edildi. 2 nolu ihbar kapısına yapıştırıldı.” şerhi ile 07.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ancak tebliği çıkaran merci tarafından, tebliğ evrakı üzerine, bu adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle, tebligatın TK’nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediği anlaşılmıştır.
Tebliği çıkaran merci tarafından, Tebligat Yönetmeliği’nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için, tebligatın, TK’nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, dağıtıcının kendiliğinden TK’nun 21/2. maddesine göre tebliği yapması kanuna aykırıdır. Bu haliyle şikayetçi …’a yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.

Şikayetçi borçlu …’e yapılan satış ilanı tebliğ işleminin incelenmesinde;
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükümleri yer almaktadır.
Şikayetçi borçlu …’e satış ilânının, 03.03.2014 tarihinde, dağıtıcı tarafından; “muhataba verilmek üzere birlikte sakin ablası … imzasına tebliğ ettim.” şerhi ile Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Satış ilanının, muhatabın (borçlunun) adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta oturan ablasına tebliğ edilmesi yukarıda anılan yasal düzenleme ve yönetmelik hükümlerine aykırı olup, bu haliyle …’e yapılan satış ilanı tebliğ işleminin de usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, borçluların şikayetlerinin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.