Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3407 E. 2015/5135 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3407
KARAR NO : 2015/5135
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu Muammer İşçan tarafından 01.4.2013 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvuruda, Üsküdar İlçesi İcadiye Mahallesi 121 pafta, 676 ada, 9 parsel sayılı taşınmazın borçlunun hissesine düşen kısmının 28.12.2012 tarihinde yapılan satışında, borçlunun avukatı ile ihale alıcısı şirketin yetkilisi arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle ihaleye fesat karıştırıldığı ileri sürülerek söz konusu ihalenin feshi talep edilmiş, alacaklı derdestlik iddiasında bulunmuş, mahkemece hernekadar aynı şikayetçi borçlu tarafından aynı ihale hakkında İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/7 Esas sayılı dosyasında da ihalenin feshi talep edilmiş ise de; her iki davada ileri sürülen fesih sebeplerinin farklı olması nedeniyle önceki davanın bu davada derdestlik oluşturmayacağı gerekçesiyle işin esası incelenerek şikayetin esastan reddine karar verilmiştir.
HMK’nun 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK m.187/4’de bir ilk itiraz olarak nitelenen bu husus HMK m. 114/1-ı hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir.
Somut olayda; şikayetçi borçlu tarafından 04.01.2013 tarihinde açılan ve İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/7 Esas, 2013/691 Karar sayılı dosyasında görülen ihalenin feshi davasında, borçlunun sair fesih nedenleri ile ihalenin feshini talep ettiği ve mahkemenin gerekçeli kararının son kısmında “davacının dosyamızda ihale alıcısı şirket ile davacının önceki avukatının işbirliği yaptığını ispatlayamadığı” hususunun değerlendirildiği, bu suretle eldeki yargılaması yapılan dosyada borçlu tarafından ileri sürülen fesat iddiasının daha önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş olan İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/7 Esas, 2013/691 Karar sayılı dosyasında tartışıldığı anlaşıldığından, işbu şikayetin HMK.nun 114/1-ı maddesi gereğince derdestlik nedeniyle reddi yerine esası incelenerek reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.