Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3487 E. 2015/13242 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3487
KARAR NO : 2015/13242
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapıldığı, borçluya ait taşınmazın alacağına mahsuben alacaklı bankaya ihale edildiği, alacağın 42.000 TL olması nedeniyle bu miktarı aşan ihale bedeli 803.000 TL nin alacaklı tarafından yatırıldığı, icra müdürlüğünün 27.08.2014 tarihli kararı ile ihale bedelinin tamamı üzerinden KDV ve damga vergisi tahsiline karar verildiği, alacaklının anılan kararın iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17.maddesinde KDV’nin istisnaları düzenlenmiş olup, bu maddenin 4. fıkrasının (r) bendinde ise, kurumların aktifinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin, KDV’den istisna olduğu düzenlenmiştir.
Öte yandan Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5281 Sayılı Kanunun 8.maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun damga vergisinden istisna edilen işlemleri kapsayan (2) sayılı tablosuna 35 numaralı fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre; “5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendi kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar,” damga vergisinden istisna tutulmuştur.
5422 sayılı Kanun, 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13.06.2006 tarihli 5520 sayılı “Kurumlar Vergisi Kanunu”nun 36. maddesi gereği yürürlükten kaldırılmış ise de, 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 1/5.maddesindeki; “Diğer kanunlarla 5422 sayılı Kanuna yapılmış olan atıflar, ilgili olduğu maddeler itibarıyla bu Kanuna yapılmış sayılır” düzenlemesi karşısında, 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun 35. fıkrasında yapılan atfın 5520 sayılı Kanunun 5.maddesine yapıldığının kabulü gerekir.

5520 Sayılı Kanun 5/1-f maddesi gereğince; “Bankalara borçları nedeniyle kanunî takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devri….”, istisna kapsamında sayıldığına göre, bankaların yalnızca kredi sözleşmesinden kaynaklanan değil, her türlü alacaklarının tahsili için yaptıkları icra takibi nedeniyle yapılan ihale sonucu taşınmazı alacaklarına mahsuben almaları halinde, anılan işlemin damga vergisinden müstesna olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda ihale, alacaklının alacak miktarı olan 42.000 TL için alacağa mahsuben yapılmış olmakla, bu miktar üzerinden KDV ve damga vergisi alınamaz. KDV ve damga vergisinin alacaklının alacağını aşan 803.000 TL üzerinden hesaplanması gerekeceğinden, icra müdürlüğünün satış bedelinin tümü üzerinden KDV ve damga vergisi alınmasına ilişkin işlemi yasaya aykırı olduğundan, mahkemece şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.