Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3911 E. 2015/5051 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3911
KARAR NO : 2015/5051
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, alacağın rehinle teminat altına alındığı ve alacaklının İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1914 Esas sayılı dosyası üzerinden taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını belirterek ve diğer şikayet nedenlerini ileri sürerek, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4850 E. sayılı dosyasında aynı alacak için başlatılan genel haciz yoluyla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 45/1. maddesinde “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.” hükmü yer almaktadır.
İİK.nun 45.maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK.nun 45.maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil kefalet başlıkla 586.maddesinde (eski Borçlar Kanunu’nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, alacaklı banka ile asıl borçlu …-Ticaret Bilişim Hizmetleri A.Ş. arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalanmış olduğu, borçlu … de kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak taraf olduğu, alacaklı bankanın bu kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı olarak asıl borçlu ve kefil aleyhine toplam 40.013,39 TL alacağının tahsili amacıyla 24.01.2014 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, yine alacaklı tarafından İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1914 Esas sayılı takip

dosyası üzerinden borçlu …-Ticaret Bilişim Hizmetleri A.Ş. aleyhine 21.01.2014 tarihinde toplam 40.013,39TL alacağın tahsili amacıyla taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre, kefil olan şikayetçi borçlu hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabilir (HGK.nun 14.10.1972 tarih, 215/841 sayılı kararı – Prof Dr. … İcra ve İflas Hukuku C:3-S:2395 ).
Hukuk Genel Kurulunun 18.4.2001 tarih 2001/12-354 E 2001/367 K sayılı ilamında açıklandığı üzere alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu durumda asıl borçlu …-Ticaret Bilişim Hizmetleri A.Ş. aleyhine, öncelikle rehinle temin edildiği anlaşılan alacağın tahsili amacıyla rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken, İİK’nun 45. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılması doğru değildir. Mahkemece asıl borçlu …-Ticaret Bilişim Hizmetleri A.Ş. hakkındaki İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4850 Esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının asıl borçlu …-Ticaret Bilişim Hizmetleri A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.