YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4559
KARAR NO : 2015/8026
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda sair şikayet nedenleri ile birlikte kıymet takdirine itiraz davasında gerekçeli karar tebliğ edilmeden satış ilanı gönderildiğini, taşınmazların imar durumunun eksik ve eski olduğunu, taşınmazın değerinin ilanda belirtilen değerden fazla olduğunu, ileri sürerek 20.10.2014 tarihli ihalenin feshini istediği, şikayet dilekçesi içeriği itibariyle istemin 20.10.2014 tarihinde satışı gerçekleştirilen 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin ihalesinin feshine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise, ihale satış bedelinin, muhammen bedelin üstünde olduğu, borçlunun hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda borçluların kıymet takdirine itirazları sonucu Çeşme İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.06.2014 tarihli, 2014/45 E., 2014/70 K. sayılı kararıyla istemin kabulü ile 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin değerlerinin ayrı ayrı 593.000 TL olarak tespitine karar verildiği, taşınmazların kıymet takdirine itiraz üzerine tespit edilerek kesinleşen 593.000 TL muhammen bedel üzerinden satışa çıkarıldığı ve muhammen bedellerinin üzerinde …’ya ihale edildikleri anlaşılmıştır.
İİK’nun 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Her ne kadar kıymet takdiri raporuna itiraz üzerine verilen kararlar İİK.nun 128/a-son maddesi gereğince kesin ise de, ihalenin feshi şikayetlerine ilişkin yargılamada denetlenmesi mümkün olup, satışa esas alınan kıymet takdirinin gerçeğe uygun olup olmadığının mahkemece araştırılması ve incelenmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek, kıymet takdirine itiraz davasında taşınmazlar ile ilgili yapılan kıymet takdiri tarihi itibariyle tespit edilecek değerlerin, ihalede esas alınan muhammen bedellerin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedellerin altında olması halinde ise İİK’nun 134/8. maddesine göre zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.