YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4940
KARAR NO : 2015/15651
KARAR TARİHİ : 08.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının bir adet bonoya dayalı olarak başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinde, borçlunun senet üzerindeki lehdarın tüzel kişiliğinin bulunmadığını ve senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını belirterek icra mahkemesine şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği, borçlunun iş bu kararı temyiz ettiği, temyiz isteminin ise kararın temyizi kabil olmadığından bahisle reddedildiği anlaşılmaktadır.
İcra mahkemesi kararında, temyizi kabil bir hükmün kesin olarak verildiğinin yazılı bulunması, bu kararın temyiz incelemesinin yapılmasına engel değildir.
Gerek miktar ve gerekse içerik itibariyle, İİK’nun Geçici Madde (7) hükmü gereğince, halen yürürlükte olan 5311 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki İİK’nun 363. maddesi uyarınca kararın temyizi kabil olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle … İcra Mahkemesi’nin 25/11/2014 tarih ve 2014/83 E.-80 K. sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verildikten sonra kararın temyiz incelemesine geçildi.
İcra takibinin dayanağı olan bononun lehtar hanesinde “…” sözcüğü yazılıdır. Senedin tanzim ve takip tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK’nun 776/1-e maddesi gereğince bonoda lehdarın adı ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehdar gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise, dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden TTK’nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir.
Somut olayda ise takip talepnamesinde ve ödeme emrinde alacaklı yerinde aynı şekilde “…” yazıldığı görülmüştür. Bu durumda takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığının tespiti için icra mahkemesince öncelikle lehdar olarak yazılan “…in” hükmi şahıs olup olmadığı, tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.