YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4973
KARAR NO : 2015/15091
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurarak; kendisine borcun muaccel kılındığına dair ihbar yapılmadığını, hesap kat ihtarı tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece kredi sözleşmesinde bildirilen adrese çıkartılan hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, hesap kat ihtarına süresinde itirazda bulunulmadığından şikayet hakkının olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Bu madde uyarınca kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılmış olan tebligat iade edilse bile tebliğ edilmiş sayılır.
Somut olayda takip dayanağı belgelerin incelenmesinden, borçlunun kredi sözleşmesinde bildirilen adresinin “… Mah. … Cad. … Sk. No: ……/…” olduğu, hesap kat ihtarının ise adresin numara kısmı kredi sözleşmesinde belirtilenden farklı yazılarak “… Mah. … Cad. … Sk. No:… No:… …/…” adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatap şirketin adreste tanınmadığı şerhiyle tebligatın iade edildiği, oysa muhatap şirketin bir adres değişikliğinin olmadığı, daha sonrasında icra emrinin de aynı adreste muhatap şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, ihtarname tebliği usulsüz olup, hukuki sonuç doğurmaz.
Bu durumda; yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği bulunmadığından, şikayetçi borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, şikayetin bu yönden kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.