YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5089
KARAR NO : 2015/15108
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Borçlu …’ün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklılar tarafından 13.01.2011 tarihli protokole dayalı olarak borçlular …, …. hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçluların yasal sürede icra dairesine verdikleri dilekçe ile borçları bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz ettikleri, alacaklıları duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurdukları anlaşılmıştır.
Alacaklıların icra takibine dayanak yaptıkları 13.01.2011 tarihli protokolün incelenmesinde …, …. tarafından, dükkanlar teslim edilinceye kadar aylık 4.500,00 TL. ödeneceğinin kabul edildiği, ancak teslim tarihinin belirtilmediği görülmüştür. Buna göre teslim tarihi yargılamayı gerektireceğinden, icra mahkemesince genel hükümlere göre yargılama yapılarak teslim tarihi ve buna bağlı olarak alacak miktarı belirlenmek suretiyle sonuca gidilemez.
Ancak somut olayda borçlular vekili, yargılama sırasında verdikleri 04.07.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde, dükkânın 22.05.2012 tarihinde teslim edildiğini ve bu tarihe kadar istenen kiraların ödendiğini ileri sürmüştür. Borçlular vekili 22.05.2012 tarihinin teslim tarihi olduğunu kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre, takip dayanağı belgenin İİK. nun 68/l. maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığına bakılmaksızın, borçlunun ödeme iddiası üzerinde durulmalıdır. Çünkü anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borçtur. Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip borcu ödediğini ileri sürdüğüne göre kabul edilen bir hususun ayrıca İİK.nun 68/l. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı kabul edilmelidir. (H.G.K.nun 4.12.2985 tarih ve 1984/12-527 E. 984 K.)
O halde mahkemece, teslim tarihinin 22.05.2012 olarak kabul edilip, borçlunun ödeme iddiası da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yargılama yapmak suretiyle borç miktarı belirlenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2-Alacaklıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklılar tarafından 13.01.2011 tarihli protokole dayalı olarak borçlular …, …. hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapılmış, borçlu şirket itirazında takip dayanağı protokolü inkar etmemiştir. Aksine, borçlular vekili, yargılama sırasında verdikleri 04.07.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde, dükkânın 22.05.2012 tarihinde teslim edildiğini ve bu tarihe kadar istenen kiraların ödendiğini ileri sürmek suretiyle, borcu kısmen kabul etmiştir. Kaldı ki borçlu şirketin takip dayanağı protokoldeki imzaya herhangi bir itirazı da yoktur.
Bu durumda borçlu …. nin cevap dilekçesindeki kabul beyanı ve ödeme iddiası değerlendirilerek, alacaklıların adı geçen borçluya yönelik itirazın kaldırılması istemlerinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ödeme ve dolayısıyla kabul beyanı göz ardı edilmek suretiyle eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması isteminin reddi doğru değildir.
SONUÇ : Borçlu …’ün temyiz itirazlarının yukarıda (1).maddede yazılı nedenlerle kısmen, alacaklıların temyiz itirazlarının yukarıda (2).maddede yazılı nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlu …. nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.