Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5630 E. 2015/5120 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5630
KARAR NO : 2015/5120
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …Tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, 10 örnek ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair şikayetinin yanı sıra takibe dayanak bononun teminat amaçlı verildiğini belirterek borca itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 294/3. maddesi gereğince, ”Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.” Anılan Kanun’un 297/2. maddesine göre ise; ”Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Diğer taraftan, aynı kanunun 298/2. maddesinde de; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa’nın 141. maddesi ile HMK’nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re’sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda; mahkemece yüze karşı verilen kısa kararla gerekçeli kararın hüküm kısımları aynı olmasına ve “şikayetin kabulü ile, Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2012/2598 esas sayılı dosyasında davacı borçlunun ödeme emrini 30/07/2012 tarihinde öğrenmiş olduğunun kabulü ile, ödeme emrinin bu tarihte tebliğ edildiğinin tespitine, İİK nun 62. maddesi uyarınca itirazın süresinde yapıldığının tespitine ve süresinde yapılan borca itiraz nedeni ile takibin durdurulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmesine karşın, kararın gerekçesinde, “davalının da takibe konu senedin sözleşme uyarınca alındığını kabul etmediği anlaşılmakla davacının takibe konu senedin teminat senedi olduğundan bahisle takibin iptaline karar verilmesine ilişkin talebinin reddedildiği” belirtilerek çelişki meydana getirilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, şikayet ve itiraz hususları incelenerek oluşacak sonuca göre ve taleplerden her biri hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.