YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5728
KARAR NO : 2015/15472
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu …’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bigi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının reddine,
2-Temlik alacaklısı …. ‘nin temyiz itirazlarına gelince, sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun, asıl takip alacaklısı olan banka ile 2006 veya 2007 yılında çıkarılan aftan yararlanarak anlaştıklarını, aralarında yapılan sözleşme gereğince 2007 yılında 3.000,00 TL ödeme yaptığını bankanın ödenen rakamı düşmeden borcu ilk hali ile temlik ederek usulsüzlük yaptığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
İİK’nun 71/1. maddesinde; “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere itfa şikayetinin noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı mümkündür.
Somut olayda, borçlu taraf, ödemeye ilişkin herhangi belge sunmamış, temlik alacaklısı ….’nin ise borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra 3.000,00 TL ödeme yapıldığı iddiasını kabul etmediği görülmektedir. Mahkemece alınan 07/07/2014 havale tarihli ve 29/09/2014 havale tarihli raporlarda bilirkişinin, ödemeye ilişkin herhangi bir tespitinin olmadığı anlaşılmaktadır. Takibin kesinleşmesinden sonra borçlu itfa itirazını, İİK’nun 71. madde kapsamında bir belgeyle ispat edemediği gibi, şikayet dilekçesinde de faize yönelik bir itirazı bulumadığı halde talep aşılmak suretiyle asıl alacak ve fer’ileri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, mahkemece, geçerli bir itfanın olmaması nedeniyle istemin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin kısmen karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.