YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5730
KARAR NO : 2015/15457
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Takip tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK’nun 169/a-6.maddesinde; “Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, önce icra takibinin 12.265,00 TL üzerinden geçici olarak durdurulmasına karar verildiği, daha sonra ise borca itirazın reddine karar verildiği, her ne kadar yukarıda açıklanan yasa maddesinde takip konusu alacak üzerinden tazminata karar verilmesi öngörülmüş ve borçlu 18.071,00 TL üzerinden borca itiraz etmiş ise de, alacaklı yararına tazminata icra mahkemesi tarafından durdurulan miktar üzerinden hükmedilmesi gerekirken, tazminat konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan; 28.12.2013 tarih ve 28865 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 11/3 maddesinde “İcra mahkemelerinde duruşma yapılırsa tarife gereğince ayrıca avukatlık ücreti hükmedilir. Şu kadar ki bu ücret, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün iki ve üç sıra numaralarında gösterilen iş ve davalarla ilgili hukuki yardımlara ilişkin olup, tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek avukatlık ücreti bu sıra numaralarında yazılı miktarları geçemez.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, icra mahkemesi tarafından borçlunun borca itirazının tümden reddine karar verildiği halde borçlu lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.