Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6088 E. 2015/6965 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6088
KARAR NO : 2015/6965
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinde borçlunun, emekli maaşına konulan haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borçlunun muvafakati doğrultusunda emekli maaşının haczinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 Sayılı Yasanın 93. maddesi; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının …Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez” hükmünü amirdir.
5510 Sayılı Yasanın 93. maddesinde değişiklik getiren ve 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasanın 32/2-b maddesine göre ise; “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İlK.nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. İİK.nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiğinden, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28/02/2009 tarihi sonrasında artık borçlunun, 5510 Sayılı Yasanın 93. maddesi kapsamındaki gelir-aylık ve ödeneklere ilişkin hacze muvafakati geçerli olacaktır.
Somut olayda ise borçluya gönderilen ödeme emrinin 14/05/2008 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15.05.2008 tarihinde bizzat icra müdürlüğüne başvurarak maaşından her ay 400.-TL kesilmesine muvafakat ettiği, bu muvafakat doğrultusunda ilk konulan haczin icra müdürlüğünce sehven kaldırılmasının ardından, alacaklı vekilinin yeniden haciz talebi üzerine 26/07/2010 tarihli karar doğrultusunda yeniden emekli aylığına haciz uygulandığı görülmüştür. Bu durumda borçlunun muvafakati, yukarıda açıklanan yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olup geçerli değildir.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Davacı borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.