YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6173
KARAR NO : 2015/9860
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından mirasçı borçlular hakkında senede dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine mirasçı borçluların yasal süre içerisinde icra dairesine yaptıkları başvuruda, sair itirazlarının yanı sıra, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını ileri sürerek, borca ve senette murisleri adına atılı imzaya itiraz ettikleri, alacaklının borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine yaptığı başvuru üzerine mahkemece; imzaya itiraz edilmiş olması nedeniyle takip dayanağı belgenin İİK’nun 68. maddesinde yazılı belgelerden olmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği görülmektedir.6102 Sayılı TTK’nun 776/1-e maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemez.Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, lehtarın ünvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke, Hukuk Genel Kurulu’nun 14/03/2001 tarih ve 2001/11-199 esas, 2001/244 sayılı kararında da vurgulanmıştır.Diğer yandan, kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hak ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir. 6098 sayılı TBK’nun 184. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliğinde bulunmayan senedi ciro ile alan kişinin yetkili hamil sıfatı dolayısıyla takip hakkı olmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı senedin lehtar hanesinde … ” sözcüklerinin yazılı olduğu görülmektedir. Mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında senedin kambiyo niteliğini haiz olup olmadığının değerlendirilmesi, kambiyo senedi niteliğinde olmadığının tespiti halinde ciro yolu ile senette yazılı alacak, alacaklıya geçmeyeceğinden itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi, senedin kambiyo
senedi vasfında olduğunun tespiti halinde ise; senedin İİKnun 68. maddesinde yazılı belgelerden olduğunun kabulü ile yetkili hamil olan alacaklının itirazın geçici kaldırılması talebinin İİK’nun 68/a maddesi gereğince incelenip, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.