YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6398
KARAR NO : 2015/16072
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile yapılan takipte borçlu, icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebliğ şikayeti ve gecikmiş itirazda bulunmuş, mahkemece, tebliğin usulüne uygun olduğu, gecikmiş itirazın ise şartları bulunmadığından istemin reddine karar verilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Öncelikle belirtmek gerekir ki, gecikmiş itirazdan bahsedebilmek için, muhataba yapılan tebliğin usulüne uygun olması gerekmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa’nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Ayrıca Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” hükmü yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda ise, örnek 7 ekli tebligatın “Mernis Adresi” kaydı ile borçlu tarafa TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere TK’nun 21/2. maddesine göre yapılacak tebliğ işleminde, tebligat mazbatasının üzerine çıkış merciince adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kaydın düşülmesi zorunlu olduğu, borçlu tarafa yapılan tebligatlarda ise bu şekilde bir kaydın düşülmediği görüldüğünden yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.
O halde mahkeme, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin kabulü ile TK.’nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.