Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6421 E. 2015/16366 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6421
KARAR NO : 2015/16366
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra dairesine verdikleri dilekçe ile takip dayanağı belgelerdeki imzanın kendilerine ait olmadığı ve borcun bulunmadığını ileri sürerek itiraz ettikleri, alacaklının İİK’nun 68/a maddesi uyarınca itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verildiği ve talep üzerine borçluların mallarına haciz konulduğu, borçluların Borçtan Kurtulma davası açması üzerine icra müdürlüğünce 08.11.2013 tarihinde, borçtan kurtulma davası nedeniyle takibin durdurulmasına , takip durdurulduğundan hacizlerin fekkine, sonra hacizlerin fek talebinin reddine, daha sonra durduruma kararının sadece tazminat yönünden olduğuna dair kararın tavzihine, şeklinde aynı gün içinde üç ayrı karar alındığı ,icra memurunun bu kararlarına karşı borçlular, müdürlüğün fek istemini yeniden değerlendirerek reddine dair kararın iptalini, alacaklı ise 08.11.2013 tarihinde verilen üç ayrı kararın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, dosyalar birleştirilerek haczin fekki talebinin reddine dair 08.11.2013 tarihli kararın kaldırılmasına, alacaklının şikayetinin (birleşen dosya) reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 68/a maddesi, “Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir.” hükmü düzenlenmiş olup aynı kanunun 69.maddesinin 1.fıkrası, İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. 2.fıkrası, İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlu-nun dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur. 3.fıkrası, Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, borçlular, alacaklıya borcun bulunmadığı ve takip ekindeki belgeler üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürerek icra dairesine itiraz etmişlerdir. İtiraz bu haliyle takip dayanağı belge altındaki imzaya itiraz niteliğinde olup imzaya ve borca itiraz olarak ayrı ayrı değerlendirilemez.Alacaklı İİK.nun 68/a maddesi uyarınca icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını talep etmiş ve mahkemece itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu karar uyarınca alacaklının talebi üzerine İİK’nun 69/1. maddesi gereğince borçluların mallarına haciz konulmasında yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. Borçlunun süresi içerisinde açtığı borçtan kurtulma davası ise hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmaz sadece geçici hacizlerin kesin hacze dönüşmesini engeller. Mahkeme alacaklının birleşen şikayet dosyası yönünden şikayetinin kabulüne, borçlunun şikayetinin ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.