YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/715
KARAR NO : 2015/3058
KARAR TARİHİ : 17.02.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki,hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, alacaklı tarafça, genel kredi sözleşmesine dayanılarak asıl borçlu ve ipotek borçlusu şikayetçi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, icra emrinin tebliğinden itibaren yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda; hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Dosya arasında bulunan ve ipotek borçlusu … adına çıkartılan ihtarnameyi içeren tebligat parçasında aynen: “muhatap Konya da olduğundan adresin kapalı olması nedeniyle muhtara teslim edilip, kapısına ihbar asıldı, komşusu Vefa Koçak’a haber verildi, komşu imzadan imtina etmiştir” açıklaması ile 30.04.2009 tarihinde yapılmıştır. Ne var ki yapılan tebligat, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre yapılmış ise de Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, ihtarname tebliği usulsüz olup, hukuki sonuç doğurmaz.
Bu durumda; yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği bulunmadığından, TMK’nun 887. maddesi anlamında ihbar (muacceliyet ihtarı) koşulları oluşmadığından, şikayetçi borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.