Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/7238 E. 2015/15727 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7238
KARAR NO : 2015/15727
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Borçlu … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takipte borçlu yetki itirazında; senetteki yetki şartının HMK’nun 17/1. maddesi gereğince kendisini bağlamayacağını dolayısıyla … İcra Daireleri’nin değil, ikamet adresi olan … İcra Dairesi’nin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, mahkemece istem reddedilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 17/1 maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır” düzenlemesine yer verilmiştir.Anılan maddede de belirtildiği üzere tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yetki sözleşmesi yapılması halinde dava sadece yetki sözleşmesi ile belirlenen yerde açılabilir. Öte yandan yetki sözleşmesi yapabilecek olanlar kanunla sınırlandırılmıştır. Madde gerekçesine göre bu düzenleme ile gerçek kişilerin tacirler ve kamu tüzel kişileri karşısında korunmaları amaçlanmıştır.
HMK’nun 7/1 maddesi uyarınca Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. HMK’nun 17/1 maddesi ile korunmak istenen tacirler ve kamu tüzel kişileri karşısında daha zayıf bir unsur olan gerçek kişiler olmakla, davalı tacir tüzel kişi için yetki sözleşmesi ile belirtilen yer mahkemesinin HMK’nun 7/1 maddesinin uygulanması ile gerçek kişi açısından da yetkili mahkeme olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece bu husus gözetilerek borçlu … yönünden yetki itirazının kabulü gerekirken, reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
2- Borçlu ….’nin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
T.T.K.nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz. Takibe konu yapılan bonolardan 08/03/2012 vade tarihli 202.954,23 TL bedelli 30/08/2012 tediye tarihli bonoda, senet metni içerisinde ”Nisan 2012” tarihinde ödeneceği belirtildiğinden bu bonoda çift vade bulunmaktadır. Bononun bu haliyle kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı anlaşılmaktadır.Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamaz.
O halde, mahkemece dayanak bu senette çift vade olduğundan İİK.nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.