YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8305
KARAR NO : 2015/10109
KARAR TARİHİ : 17.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirket hakkında fatura ve cari hesap ekstresine dayalı olarak yapılan ilamsız takibin itirazsız kesinleşmesinden sonra borçlu, icra mahkemesine verdiği şikayet dilekçesinde; takip talepnamesinde ve ödeme emrinde belirtilen şirketle kendilerinin aynı şirket olmadığını, öncelikle takibin husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, diğer taraftan Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, takibin dayanağı olan belgelerin de ödeme emri ekinde gönderilmediğini belirterek takibin iptalini istemektedir.
Mahkemece, ünvanda farklılık nedeniyle yapılan tebligatın sağlıksız olduğu, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilmiştir.Borçlu temyizinde, takipte borçlu olarak gösterilen şirket ile kendi şirketlerinin ticaret ünvanlarını benzer olsa bile aynı şirket olmadıklarını, takibin husumet yönünden iptali gerektiğini, alacaklı taraf ise takipte … Gıda ünvanının sehven gösterildiğini bu durumun takibin iptalini gerektirmeyeceğini belirtmiştir.
Açıklanan şu duruma göre mahkemece, hakkında takip yapılan şirket ile şikayetçi şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek, öncelikle husumet konusunun incelenmesi, bilâhare Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ileri sürüldüğüne göre, somut olayda Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ yapılabilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığının da incelenerek, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz yapıldığının belirlenmesi halinde aynı Kanunun 32.maddesine göre usulsüz olarak yapılan tebliğ işlemine muttali olunan tarihi tebliğ tarihi olarak belirlenmesi ve bu halde borçlunun diğer şikayet nedenlerinin de incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.