YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9035
KARAR NO : 2015/20192
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından keşidecisi … olan bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapılmış, iş ortaklığının tüzel kişiliği olmaması sebebiyle iş ortaklığını oluşturan … aleyhine ayrı ayrı takip başlatılmıştır. …’nin icra mahkemesine başvurusunda, iş ortaklığını temsile diğer ortak …’nin yetkili olduğunu, şikayetçi şirketin iş ortaklığını idare ve temsile yetkili olmadığından hakkında takip yapılamayacağını belirterek ödeme emrinin iptalini talep ettiği, mahkemece iş ortaklığını oluşturan her iki şirket aleyhine de takip yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 625. ve 637. (eski Borçlar Kanunu’nun 525. ve 533.) maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın, ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere TBK’nun 637. maddesinin ikinci fıkrasında, ortaklardan birinin, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması durumunda, diğer ortakların, ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları hükme bağlanmıştır.
O halde mahkemece, iş ortaklığı sözleşmesi uyarınca iş ortaklığını oluşturan şirketlerin müştereken mi, yoksa ortaklığı oluşturan şirketlerden birisinin mi iş ortaklığını temsil ve ilzama yetkili olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.