Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/9256 E. 2015/19805 K. 07.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9256
KARAR NO : 2015/19805
KARAR TARİHİ : 07.09.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, gönderilen örnek 7 ödeme emrine karşı borçlunun icra dairesine süresi içinde yaptığı kısmi itirazda, takibe konu borcun 37.000 TL’lik kısmını banka havalesi yoluyla ödediğini ileri sürdüğü, bunun üzerine alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tarafların iddialarına göre işin çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Somut olayda, alacaklının alacağını İİK’nun 68/1. maddesinde belirtilen belge ile ispatlaması gerekir ise de, borçlu takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde borcun kısmen ödendiğini iddia ettiğine göre, artık alacaklının dayandığı belgenin İİK.nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığını araştırmaya gerek olmayıp, ödeme iddiasının borçlu tarafından aynı maddede sayılan belgelerden biriyle ispat edilmesi gerekmektedir. Bir başka deyişle anılan madde gereğince yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borç, borçlu tarafından kabul edilip kısmen ödeme iddiasında bulunulduğuna göre hukuki ilişki ve borcun ayrıca ispatına gerek bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, borçlunun borcu kısmen ödediğine ilişkin iddiasını sunmuş olduğu belgeler ile ispatlayıp ispatlayamadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.